Klinefelter sendromlu bir çocuğa sahip ebeveynlerin aklındaki önemli sorulardan biri, sonraki çocuklarında da bu durumun tekrarlama riski olup olmadığıdır. Mozaik olmayan Klinefelter sendromu, genellikle ebeveynlerden aktarılmayan, yani "de novo" olarak ortaya çıkan bir kromozomal anomalidir. Bu nedenle, daha önceki bir çocukta mozaik olmayan Klinefelter sendromu bulunması, ebeveynlerde taşıyıcılık beklenmediğinden, sonraki gebeliklerde sendromun tekrarlama riskini genel popülasyon riskinin üzerine çıkarmamaktadır. Ancak, ileri ebeveyn yaşı gibi diğer risk faktörleri her bireysel durumda ayrıca değerlendirilmelidir.
Klinefelter sendromlu bir bireyin çocuk sahibi olmak istemesi durumunda ise, doğacak çocuklarında cinsiyet kromozomları anöploidileri (örneğin XYY sendromu, XXX sendromu) ve 21. kromozom (Down sendromu) gibi anöploidi risklerinde artış görülebilir. Bununla birlikte, bilimsel çalışmalar mozaik olmayan Klinefelter sendromlu erkeklerde, odaklanmış sperm üretimi mevcut olduğunda, normal kromozom yapısına sahip olgun gametlerin üretilebildiğini göstermektedir. Bu bulgu, bu bireylerden doğan çocukların büyük çoğunluğunun kromozomal olarak normal olmasını desteklemektedir.