Kıl dönmesi (pilonidal sinüs) hastalığının tedavisinde her hastaya özgü bir yaklaşım benimsenir; zira standart, tek bir cerrahi yöntem bulunmamaktadır. Tedavi planı, hastalığın evresi ve hastanın genel durumu göz önünde bulundurularak belirlenir.

Akut pilonidal sinüs apsesi (akut kıl dönmesi) durumunda, genellikle acil drenaj (apsenin boşaltılması) uygulanır. Bu, şiddetli ağrıya ve enfeksiyona yol açabilen bir durumdur. Apsenin basit drenajının ardından, hasta daha sonra elektif (planlı) bir operasyona hazırlanabilir. Alternatif olarak, apse boşluğunun üzerindeki cildin kapak şeklinde çıkarılması ve yaranın ikincil iyileşmeye bırakılmasıyla tek ameliyatla iyileşme şansı da mevcuttur.

Kronik pilonidal sinüs (kronik kıl dönmesi) hastalığında ise çeşitli tedavi seçenekleri mevcuttur. Konservatif tedavi yaklaşımları arasında kavite içine fenol, koterizasyon, krioterapi, gümüş nitrat veya alkol uygulanarak granülasyon dokusu oluşumunun teşvik edilmesi yer alır. Bu yöntemler daha az maliyetli olmakla birlikte, yara kapanma sorunları gibi komplikasyonlar görülebilir ve nüks oranı yaklaşık %5'tir.

Cerrahi tedavi yöntemleri şunları içerir:
* Kistotomi: Sinüs boşluğunun üst kısmının açılarak yaranın ikincil iyileşmeye bırakıldığı bir yöntemdir. Nüks oranı %5-19 arasındadır.
* Primer Kapama: Sinüsün çıkarılmasının ardından yaranın uç uca dikilmesidir. Nüks oranı %15 civarındadır.
* Kistektomi ve Sekonder İyileşme: Kist çıkarıldıktan sonra yaranın açık bırakılarak kendiliğinden kapanması hedeflenir. Bu süreç 1-2 ay sürebilir ve günlük pansuman gerektirebilir. Nüks oranı %1-6 arasındadır.
* Mikrosinüsektomi: Özellikle küçük sinüsler için tercih edilen bu yöntemde, sinüs kapsülü ile birlikte çıkarılarak primer onarım yapılır. Nüks oranı yaklaşık %15'tir.
* Flep Yöntemleri (Kapalı Ameliyat): Çıkarılan kist sonrası oluşan boşluğun primer kapamaya uygun olmadığı durumlarda çevredeki dokuların kaydırılmasıyla boşluk kapatılır. Limburg flep, rotasyon flebi ve Z-plasti flebi gibi çeşitleri bulunur. Diğer yöntemlere kıyasla daha üstün kabul edilirler ve nüks oranları (%0-3) oldukça düşüktür. Yara kenarlarındaki gerilimin az olması, hastaların daha az ağrı çekmesini ve işe daha çabuk dönmesini sağlar. Tek dezavantajı, ameliyat kesi yerinin biraz daha geniş olabilmesidir.
* Endoskopik Pilonidal Sinüs Tedavisi (EPSiT): Bu modern teknikte, ince bir kamera yardımıyla sinüs boşluğuna girilerek, lazerden farklı olarak direkt görüş altında sinüs içindeki yapı termal yöntemlerle yakılır. Ağrısız olması ve günlük yaşama daha hızlı dönüş sağlaması açısından yeni ve cazip bir seçenektir. Nüks oranları lazer yöntemlerine benzerdir.

Kıl dönmesi ameliyatlarında hasta genellikle yüzükoyun pozisyonda yatar. Anestezi seçeneği; lokal anestezi, spinal (belden uyuşturma) anestezi veya genel anestezi olabilir. Ameliyat öncesinde anestezi türüne anestezi uzmanı, genel cerrah ve hasta birlikte karar verir.