Erken teşhis ve uygun tedavi ile Ailevi Akdeniz Ateşi (AAA) hastalarının çoğu normal bir yaşam sürdürebilir. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, kilo kontrolü ve sağlıklı, stressiz bir yaşam tarzı, hastalığın neden olduğu ağrıyı yönetmeye ve genel sağlığı korumaya yardımcı olabilir.
AAA için kesin bir tedavi olmamakla birlikte, tedavinin temel amacı belirti ve semptomlarını kontrol etmek ve komplikasyonlarını önlemektir. Bu amaçla kullanılan ana ilaç kolşisindir.

Kolşisin
Kolşisin, yeterli dozlarda kullanıldığında AAA ataklarının sıklığını önemli ölçüde azaltır. Ayrıca, önemli çalışmalarla gösterildiği üzere, AAA'nın ciddi uzun vadeli bir komplikasyonu olan amiloidozun önlenmesinde de kritik bir rol oynar. Ancak, azospermi üzerindeki potansiyel etkisi hala araştırılmaktadır.

* Dozaj ve Uygulama: Kolşisin tedavisi AAA hastaları için genellikle ömür boyu sürer. Dozajlar yaşa ve semptomların şiddetine göre değişir. Beş yaşın altındaki çocuklar için günde 0,03-0,07 mg/kg doz önerilir, ancak en uygun doz doktor tarafından belirlenir. Çocuk büyüdükçe, ilacın dozu 0,5 mg'lık artışlarla yükseltilebilir. On yaşın üzerindeki çocuklar ve yetişkinler için 1 mg kolşisin genellikle ideal kabul edilir.
Sık ataklar veya mevcut amiloidoz gibi daha karmaşık hastalığı olan hastalara, tolere edilebiliyorsa ve karaciğer ve böbrek fonksiyonları normalse daha yüksek dozda (2 ila 2,5 mg) kolşisin verilebilir. Amiloidozla ilişkili son evre böbrek hastalığı nedeniyle böbrek nakli yapılan hastalar, nakil sonrası bile kolşisin kullanmaya devam etmelidir.
Hamile veya emziren kadınların kolşisini genellikle bırakmaları gerekmez. Kolşisin tedavisi gören çocukların yılda en az iki kez kan ve idrar testleri yaptırması önerilir.

* Yan Etkiler: Kolşisinin en sık görülen yan etkileri ishal, şişkinlik ve karın kramplarıdır; ishal, özellikle yüksek dozlarda daha sık görülür. İshal nedeniyle hastaların ilacı bırakması durumunda, günlük dozun iki veya üç küçük doza bölünmesi düşünülebilir.
Daha az görülen yan etkiler arasında miyelosüpresyon, hepatotoksisite, nefrotoksisite, miyopati, nöropati ve aşırı duyarlılık reaksiyonları bulunur.
Nadir durumlarda, kolşisin, özellikle bazı antibiyotiklerle (örn. makrolid ailesinden eritromisin) veya statinlerle (kolesterol düşürücü ilaçlar) birlikte alındığında kas güçsüzlüğüne neden olabilir. Bu nedenle, bu ilaçların kolşisin ile birlikte dikkatli bir şekilde verilmesi gerekir.

* Kolşisin Direnci: Maksimum tolere edilebilir dozda (yetişkinlerde 3 mg'a kadar) düzenli kolşisin tedavisine uyulmasına rağmen atakların sıklığı ve şiddeti düzelmezse ve ataklar arasında kandaki akut faz reaktan seviyeleri yüksek kalmaya devam ediyorsa kolşisin direncinden şüphelenilmelidir. Bu gibi durumlarda, kolşisin dozu artırılabilir veya farklı tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir. Altı ay boyunca tolere edilebilecek maksimum dozda ve düzenli kolşisin kullanmalarına rağmen ayda bir veya iki atak geçiren hastalar kolşisine yanıtsız olarak kabul edilir.

Alternatif Anti-Enflamatuar İlaçlar
Kolşisine yanıt vermeyen veya kolşisini tolere edemeyen hastalar için alternatif tedavi yaklaşımları araştırılabilir. Bunlar, inflamasyonda rol oynayan interlökin-1 (IL-1) adlı bir proteini bloke eden ilaçları, örneğin IL-1 reseptör antagonistlerini (örn. anakinra) içerebilir. Son yıllarda, TNF inhibitörleri ve IL-1 inhibisyonu tedavileri AAA tedavisinde önem kazanmıştır.