Aramaya Dön
TR
Kalp kapakları, kanın kalpte tek yönlü ve düzenli akışını sağlayarak kalbin etkili bir şekilde pompalamasına olanak tanır. Kapaklar tam açılmazsa (darlık) veya tam kapanmazsa (yetmezlik), kalpte aşırı yüklenmeye ve zamanla kalp yetmezliğine yol açabilir. Bu durumlar genellikle cerrahi müdahale gerektirir.
Tedavide, özellikle mitral ve triküspid kapaklarda, kapağın doğal yapısını koruyan tamir yöntemleri değişim ameliyatına tercih edilir. Kapak halkasının genişlemesi (dilatasyon), sarkması (prolapsus) veya kopmalar gibi nedenlerle ortaya çıkan kapak yetmezliklerinde tamir ile oldukça başarılı ve yüz güldürücü sonuçlar elde edilir. Ancak romatizmal hastalıklar veya ileri derecede kalsifikasyon gibi durumlarda kapak dokusundaki hasar nedeniyle tamir mümkün olmayabilir.
Kapak tamirinin temel hedefi, 10 yıl ve üzeri bir dayanıklılık süresi sağlamaktır. Ameliyat sırasında ve sonrasında transözefajiyal ekokardiyografi (TEE) ile kapak fonksiyonları detaylıca değerlendirilerek, cerrahi başarının ameliyathaneden ayrılmadan doğrulanması mümkün olmaktadır. Bu süreçte cerrahi ekip ile birlikte ekokardiyografi yapan anestezi ve kardiyoloji uzmanlarının tecrübesi büyük önem taşır.
Kapağın tamir edilemediği durumlarda protez kapak değişimi kaçınılmazdır. İki ana protez kapak türü bulunur:
1. Mekanik (Metal) Kapaklar: Ömür boyu kan sulandırıcı ilaç (antikoagülan) kullanımını gerektirirler. Bu ilaçların kullanılmaması durumunda kapak üzerinde pıhtı oluşumu ve bu pıhtının koparak inme gibi ciddi dolaşım bozukluklarına yol açma riski vardır.
2. Biyolojik (Doku) Kapaklar: Kısa süreli (3-6 ay) antikoagülan kullanımına ihtiyaç duyarlar. Ancak biyolojik kapakların ömrü sınırlıdır; yaklaşık 10 yıl içinde kireçlenme ve dejenerasyon nedeniyle işlevlerini kaybedebilirler.
Özellikle mitral veya triküspid kapağın protez ile değiştirilmesi, kapağın kalbe tutunmasını sağlayan kas ve liflerin kesilmesini gerektirebilir. Bu durum, kalbin genel pompalama performansını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, kapak tamirinin mümkün olduğu ve uzun vadede fizyolojik fayda sağlayacağı öngörülen durumlarda tamir, değişim ameliyatından çok daha avantajlıdır.
Kapak tamiri sonrası iyileşme sürecinde, dikiş uçları ve varsa destek halkası (ring) üzerinde doku oluşumu için 3 ila 6 aylık bir süre gereklidir. Bu dönemde pıhtı oluşumunu engellemek amacıyla pıhtılaşma önleyici ilaçlar kullanılır ve düzenli kan tahlilleri ile ilaç dozajı takip edilir. Bu kritik dönem atlatıldıktan sonra yıllık kardiyolog muayenesi ve ekokardiyografi kontrolü genellikle yeterli olmaktadır.
Kan kanserinin ilk belirtisi nedir?
Tedavide, özellikle mitral ve triküspid kapaklarda, kapağın doğal yapısını koruyan tamir yöntemleri değişim ameliyatına tercih edilir. Kapak halkasının genişlemesi (dilatasyon), sarkması (prolapsus) veya kopmalar gibi nedenlerle ortaya çıkan kapak yetmezliklerinde tamir ile oldukça başarılı ve yüz güldürücü sonuçlar elde edilir. Ancak romatizmal hastalıklar veya ileri derecede kalsifikasyon gibi durumlarda kapak dokusundaki hasar nedeniyle tamir mümkün olmayabilir.
Kapak tamirinin temel hedefi, 10 yıl ve üzeri bir dayanıklılık süresi sağlamaktır. Ameliyat sırasında ve sonrasında transözefajiyal ekokardiyografi (TEE) ile kapak fonksiyonları detaylıca değerlendirilerek, cerrahi başarının ameliyathaneden ayrılmadan doğrulanması mümkün olmaktadır. Bu süreçte cerrahi ekip ile birlikte ekokardiyografi yapan anestezi ve kardiyoloji uzmanlarının tecrübesi büyük önem taşır.
Kapağın tamir edilemediği durumlarda protez kapak değişimi kaçınılmazdır. İki ana protez kapak türü bulunur:
1. Mekanik (Metal) Kapaklar: Ömür boyu kan sulandırıcı ilaç (antikoagülan) kullanımını gerektirirler. Bu ilaçların kullanılmaması durumunda kapak üzerinde pıhtı oluşumu ve bu pıhtının koparak inme gibi ciddi dolaşım bozukluklarına yol açma riski vardır.
2. Biyolojik (Doku) Kapaklar: Kısa süreli (3-6 ay) antikoagülan kullanımına ihtiyaç duyarlar. Ancak biyolojik kapakların ömrü sınırlıdır; yaklaşık 10 yıl içinde kireçlenme ve dejenerasyon nedeniyle işlevlerini kaybedebilirler.
Özellikle mitral veya triküspid kapağın protez ile değiştirilmesi, kapağın kalbe tutunmasını sağlayan kas ve liflerin kesilmesini gerektirebilir. Bu durum, kalbin genel pompalama performansını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, kapak tamirinin mümkün olduğu ve uzun vadede fizyolojik fayda sağlayacağı öngörülen durumlarda tamir, değişim ameliyatından çok daha avantajlıdır.
Kapak tamiri sonrası iyileşme sürecinde, dikiş uçları ve varsa destek halkası (ring) üzerinde doku oluşumu için 3 ila 6 aylık bir süre gereklidir. Bu dönemde pıhtı oluşumunu engellemek amacıyla pıhtılaşma önleyici ilaçlar kullanılır ve düzenli kan tahlilleri ile ilaç dozajı takip edilir. Bu kritik dönem atlatıldıktan sonra yıllık kardiyolog muayenesi ve ekokardiyografi kontrolü genellikle yeterli olmaktadır.