Tüp bebek (IVF) tedavisi genellikle güvenli olsa da, çeşitli aşamalarında bazı potansiyel riskler ve yan etkiler içerir. Kullanılan ilaçların yan etkileri genellikle geçicidir ve iyi tolere edilir. Tüp bebek tedavisiyle ilişkili temel riskler şunları içerir:

Çoğul Gebelik:
IVF sırasında birden fazla embriyonun transferi, çoğul gebelik (örn. ikiz, üçüz) riskini önemli ölçüde artırır. İstatistiksel olarak, her dört başarılı IVF döngüsünden yaklaşık biri çoğul gebelikle sonuçlanır. Birden fazla fetüsü olan gebelikler, tekil gebeliklere kıyasla doğal olarak daha yüksek erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riski taşır.

Erken Doğum ve Düşük Doğum Ağırlığı Riski:
Bilimsel çalışmalar, IVF'nin erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma riskini hafifçe artırdığını öne sürmektedir.

Yumurtalık Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS):
OHSS, yumurta gelişimini uyarmak için folikül uyarıcı hormon (FSH) içeren doğurganlık tedavisi gören bireylerde ortaya çıkabilir. Bazı bireyler uygulanan ilaç ve doza aşırı tepki verebilir. Hafif karın ağrısı, şişkinlik, bulantı, kusma ve ishal gibi hafif semptomlar genellikle iki hafta içinde ortaya çıkar ve yaklaşık bir hafta sürer. Gebelik meydana gelirse, bu semptomlar birkaç hafta devam edebilir. Nadiren, hızlı kilo alımı ve nefes darlığına yol açabilen daha şiddetli bir OHSS şekli gelişebilir. Ancak, embriyo dondurma stratejileri ve ovulasyonu tetiklemek için GnRH agonistlerinin kullanılması gibi IVF protokollerindeki gelişmeler, OHSS'nin insidansını ve şiddetini önemli ölçüde azaltmıştır.

Düşük Riski:
IVF yoluyla elde edilen gebelikler genellikle doğal yolla oluşan gebeliklere benzer şekilde izlenir. Düşük riski öncelikli olarak çoğul gebeliklerle ilişkilidir. Ayrıca, infertil çiftler, genel popülasyona kıyasla genetik anomalilerin daha yüksek bir temel insidansına sahiptir. Sonuç olarak, bu çiftlerin gebeliklerinde, gebeliğin nasıl oluştuğuna bakılmaksızın, genetik problemler ve buna bağlı düşük riski nispeten daha yüksek olabilir.

Yumurta Toplama Prosedürü Komplikasyonları:
Aspirasyon iğnesi kullanılarak yapılan yumurta toplama prosedürü, kanama, enfeksiyon veya bağırsak, mesane veya kan damarları gibi çevre organlara zarar verme gibi küçük riskler taşır. Ayrıca, prosedür sırasında uygulanan sedasyon veya genel anestezi ile de riskler ilişkilidir.

Dış Gebelik (Ektopik Gebelik):
IVF tedavisi gören bireylerin yaklaşık %2 ila %5'i dış gebelik yaşayabilir. Bu durum, döllenmiş yumurtanın rahim dışına, en sık fallop tüpüne yerleşmesiyle meydana gelir; burada yaşayamaz ve gebelik devam edemez. Dış gebelikler ultrason ve kan testleri kullanılarak erken evrede teşhis edilebilir ve ilaç veya cerrahi müdahale ile tedavi edilir.

Doğum Kusurları:
Anne yaşı, doğum kusurlarının gelişiminde birincil risk faktörüdür. Bazı çalışmalar hafif bir artış olduğunu öne sürse de, altta yatan doğurganlık sorunlarından bağımsız olarak IVF'nin doğal gebeliğe kıyasla belirli doğum kusurları riskini önemli ölçüde artırıp artırmadığını kesin olarak belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Stres:
IVF süreci duygusal, fiziksel ve finansal olarak zorlayıcı olabilir ve bireyler ve çiftler için önemli strese yol açabilir.