Aramaya Dön
TR
Bağışıklık sistemimiz, vücudumuzdaki kendi hücrelerini tanır ve onlara karşı tepki vermez. Ancak vücuda yabancı bir kişiden alınan hücreler (kan, organ vb.) girdiğinde, sistem bunları yabancı olarak algılar ve vücuttan atmak için bir savunma tepkisi başlatır. Mikroplara karşı gösterilen tepkiye benzer şekilde, nakledilen bir organa karşı da aynı savunma mekanizması devreye girer. Vücudun nakledilen organa zarar veren bu reaksiyonuna "doku reddi" veya "rejeksiyon" denir.
Doku reddi, organ ve doku nakillerinde karşılaşılabilecek ciddi bir durumdur. Erken teşhis ve tedavi edilmezse, nakledilen organ veya dokunun işlevini kaybetmesine (ölümüne) neden olabilir. Doku reddini önlemek için, organ nakli yapılan hastalar yaşam boyu bağışıklık sisteminin bu tepkisini baskılayıcı ilaçlar kullanır. Bu sürece "immünosupresyon" (bağısıklığın baskılanması) denir.
Bu ilaçlara rağmen bazen doku reddi gelişebilir. Bu durum, nakledilen organın (örneğin karaciğerin) fonksiyonlarında bozulma ve yapılan biyopsilerde doku reddine dair bulguların saptanmasıyla tanınır. Böyle bir akut reddetme atağı genellikle sorunsuz bir şekilde tedavi edilir ve hastanın durumu normale döner.
Doku reddi (rejeksiyon) ne demektir?
Doku reddi, organ ve doku nakillerinde karşılaşılabilecek ciddi bir durumdur. Erken teşhis ve tedavi edilmezse, nakledilen organ veya dokunun işlevini kaybetmesine (ölümüne) neden olabilir. Doku reddini önlemek için, organ nakli yapılan hastalar yaşam boyu bağışıklık sisteminin bu tepkisini baskılayıcı ilaçlar kullanır. Bu sürece "immünosupresyon" (bağısıklığın baskılanması) denir.
Bu ilaçlara rağmen bazen doku reddi gelişebilir. Bu durum, nakledilen organın (örneğin karaciğerin) fonksiyonlarında bozulma ve yapılan biyopsilerde doku reddine dair bulguların saptanmasıyla tanınır. Böyle bir akut reddetme atağı genellikle sorunsuz bir şekilde tedavi edilir ve hastanın durumu normale döner.