Adet öncesi gerginlik sendromunda (PMS) belirtilerin kendini gösterme biçimleri farklılık gösterebilir. Tipik olarak üç ana semptom örüntüsü gözlemlenir:

1. Tip 1: En sık görülen bu tipte, belirtiler geç premenstrüel dönemde, yani adet dönemine yakın günlerde başlar. Bu, sendromun ilk tanımlandığı klasik prezantasyondur.
2. Tip 2: Belirtiler yumurtlama dönemiyle (ovulasyon) birlikte başlar, bir iki gün içinde kendiliğinden hafifler veya kaybolur ve daha sonra adet öncesi dönemde tekrar ortaya çıkar.
3. Tip 3: Yumurtlama dönemiyle başlayan belirtiler, luteal faz boyunca sürekli artış göstererek doruk noktasına ulaşır. Bu farklı seyir ve örüntü, rahatsızlığı yaşayan kadınların çoğu adet döngüsünde benzer şekilde tekrarlanır.

Adet Öncesi Gerginlik Sendromu (PMS) Nedenleri

PMS'nin kesin nedenleri tam olarak anlaşılamamış olsa da, merkezi sinir sistemindeki artan duyarlılık, hormonal dengesizlikler ve beyin kimyasallarındaki değişikliklerle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Hormonal döngüye bağlı olarak ortaya çıkan doğal değişimlere karşı aşırı duyarlı olan kadınlarda, bu dalgalanmalar merkezi sinir sistemi ve diğer hedef dokularda PMS ile ilişkili biyokimyasal olayları tetikleyebilir.

Merkezi sinir sisteminde PMS belirtilerinin ortaya çıkışında serotonin hormonu kritik bir rol oynar. Duygudurum düzenlemesinde önemli bir beyin kimyasalı olan serotonindeki dalgalanmalar, PMS semptomlarını şiddetlendirebilir. Yapılan çalışmalar, PMS tanısı almış kadınların serotonerjik sistemlerinde, normal kadınlara kıyasla çeşitli farklılıklar olduğunu göstermiştir.

Progesteron, temel olarak yumurtalıklarda üretilir. Progesteronun kendisi anksiyete oluşturma potansiyeline sahipken, bazı metabolitlerinin (ürünlerinin) anksiyolitik etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Progesteron aynı zamanda serotoninin geri alımını artırarak serotonin döngüsünde değişikliklere yol açabilir.