Osteosarkom, primer bir kemik malignitesi olarak, tanı süreci titiz bir yaklaşım gerektirir. Kapsamlı bir hasta öyküsü ve detaylı bir fizik muayene temel unsurlardır. Akut yeni başlayan kemik ağrısı başlangıçta osteosarkom şüphesi uyandırmayabilir; ancak, 3-4 hafta süren kalıcı ağrı dikkatli bir klinik değerlendirmeyi zorunlu kılar.

Kemik ağrısına şişlik eşlik ettiğinde, kesin tanı koymak için genellikle bir dizi tanısal inceleme başlatılır. Bunlar şunları içerir:

* Radyografi (Röntgen): Başlangıç X-ışını görüntülemesi, bir kemik tümörünün karakteristik özelliklerini ortaya çıkarabilir. Ancak, çok erken lezyonlar belirsiz olabilir veya gözden kaçabilir, bu da ortopedik onkolog veya kas-iskelet sistemi tümörleri konusunda uzmanlaşmış bir radyolog tarafından yorumlanmasının önemini vurgular.
* Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): MRG, tümörün boyutu, lokal yayılımı ve çevresindeki yumuşak dokular ile nörovasküler yapılarla ilişkisi hakkında ayrıntılı anatomik bilgi sağlar. Kontrastlı MRG, tümör sınırlarını ve iç özelliklerini daha iyi belirleyebilir.
* Bilgisayarlı Tomografi (BT) Taraması: BT taramaları, kemik tutulumunun ve kortikal bütünlüğün ayrıntılı değerlendirmesini sunar. Osteosarkomun yaygın bir yayılım bölgesi olan akciğer metastazlarını taramak için rutin olarak bir göğüs BT'si yapılır.
* Kemik Sintigrafisi (Kemik Taraması): Bu tüm vücut görüntüleme tekniği, kemiklerdeki artan metabolik aktivite alanlarını belirleyerek multifokal hastalığı veya uzak iskelet metastazlarını tespit etmeye yardımcı olur.
* Biyopsi: Perkütan veya açık biyopsi, osteosarkom tanısını doğrulamak için altın standarttır. Şüpheli lezyondan bir doku örneği alınır ve tümör tipini ve derecesini belirlemek üzere uzman bir patolog tarafından histopatolojik incelemeye tabi tutulur.